logo

AHMET KARABIYIK: BERBER KOLTUĞUNDA TERAPİ

AHMET KARABIYIK: BERBER KOLTUĞUNDA TERAPİ

Edirne’nin tanınmış erkek kuaförlerinden Ahmet Karabıyık, çocukluğunun geçtiği berber dükkanında babasından öğrendiği mesleğin sadece saç kesmek olmadığını, bir sanat, bir sırdaşlık ve nesiller boyu süren bir gelenek olduğunu anlatıyor. “Yapay zeka bizim işimizi ele geçiremez, çünkü bir robotla dertleşemezsin,” diyen Karabıyık, mesleğin sırrını “sürdürülebilir kalite ve samimiyet” olarak özetliyor.

İçeri girdiğinizde sizi yalnızca makas sesleri ve saç waxı kokusu değil, aynı zamanda yılların birikimiyle harmanlanmış bir samimiyet karşılıyor. Burası, Ahmet Karabıyık’ın babasından devraldığı ve bir meslekten çok daha fazlası olarak gördüğü işletmesi. “Salonun içinde doğduğumu söyleyebilirim,” diyerek başlıyor hikayesini anlatmaya. Henüz 5-6 yaşlarındayken dükkanın içinde geçen çocukluğu, onun için okul sıralarından daha çekici olmuş. “Okuyup şu işi yapalım” gibi bir hedefimiz hiç olmadı. İlk tercihimiz baba mesleğinde devam etmekti,” diyor ve bu kararın hayatının en doğru adımı olduğunu söylüyor.

“Oku da Berber mi Olacaksın?” Söyleminden Eşsiz Bir Sanata

Mesleğe ilk başladığı yıllarda erkek berberliğinin toplumda bugünkü saygıyı görmediğini anlatan Karabıyık, o günleri gülerek anıyor. “Sürekli ‘oku, berber mi olacaksın?’ gibi söylemlerle karşılaşıyorduk. Hem maddi sebeplerden hem de zorluklardan dolayı çok tercih edilen bir meslek değildi,” diyor. Ancak zamanın hızla değişmesi ve insanların ihtiyaçlarının yeniden şekillenmesiyle el sanatlarına olan bakışın bir hayli değiştiğini söylüyor. “İlk ustam babam, sürekli babadan öğrendik. Zamanla kendimizi geliştirdik. Yani herkesin bir idolü vardır, benim de idolüm babam yani. Meslekte bana en büyük katkısı olan odur. “

Berber Koltuğu: Günümüzün Terapi Seansı

Ahmet Karabıyık için bir müşteriyle geçirilen bir saatlik zaman dilimi, sadece bir saç kesiminden ibaret değil. Bu, aynı zamanda bir dostluk, bir sırdaşlık ve bir terapi seansı anlamına geliyor. “Buraya gelen misafirlerimizle en az bir saat geçiriyoruz. 20 yıldır saçını kestiğim arkadaşlarımız var. Haliyle bir psikolog gibi oluyoruz,” diyor. Müşterilerin en özel anlarını, dertlerini paylaştığı bu koltukta en büyük kuralın “konuşulanların o dükkanda kalması” olduğunu vurguluyor. Bu güven ve samimiyet, yıllardır süren müşteri sadakatinin de temelini oluşturuyor.

“En Güzel Moda, Kişinin Kendisine Yakışandır”

Günümüzdeki en popüler saç kesim modelleri olan Mid Fade, Low Fade, Skin Fade, Taper Fade gibi trendleri yakından takip etse de Karabıyık kendisi için modanın tanımını şöyle özetliyor: “En güzel moda kişinin yüz yapısına, kafa anatomisine yakışan neyse o olmalı. Yani belli bir model yok. En güzel model kişiye yüz hatlarına, kafa anatomisine yakışan model neyse o.”
Karabıyık kararsız ve ne istediğini bilmeyen müşterilerle de nasıl iletişim kurduğunu da. “Karar vermekte zorlanıyor çünkü kafa yapısına, mesela yüz yapısına gidebilecek modeli gösteriyoruz, yardımcı oluyoruz, kabul ettiğinde bir şekilde oluyor. Yani sorun çok yaşamıyoruz. Orta yolu buluyoruz.” Sözleriyle ifade etti. Sosyal medyanın ise mesleği için büyük bir reklam potansiyeli olduğunu söyleyen Karabıyık, sürdürülebilir başarının da sürekli kendini yenilemekten geçtiğini belirtti. “Sosyal medya büyük bir güç. Sürekli oradan ulaşabiliyor, yani insanlar görebiliyor, yaptığın işi görüyor. Yani reklam olarak bize büyük katkısı oluyor. Yenilenmen gerekiyor sürekli bu meslekte. Yani yeni ne çıkıyor? Ürünler, şampuanlar, makineler, modeller, her şeyi hep sürekli yenilemen gerekiyor.Yani bizim meslekte eski şeyde kalmayı kabul etmiyor. Yani eskide kaldığında profil düşüyor.Sürekli yeni nesil alttan geliyor, hep modeller değişiyor. Senin de kendini güncel tutman gerekiyor yani. Takip etmen gerekiyor yeni kesimleri, modelleri.”

Bu Mesleği Yapay Zeka Ele Geçiremez

Teknoloji ve yapay zeka günümüzde birçok mesleği doğrudan tehdit ediyor. Karabıyık kendi mesleğinin bu mesleklerden olmayacağını belirtiyor. “Yani bizim mesleğimizde dil istemiyor. Bir şey istemiyor. Yani bugün istediğin ülkeye git; dile ihtiyacın yok, hiçbir şeye. Dünyanın neresinde olursa olsun bana fotoğraf göstersin, istediğin modeli yaparım. Bizim meslek yapay zekanın ele alamayacağı mesleklerden biri yani. Yapay zeka dediğim teknolojinin robotlarının ele alamayacağı mesleklerden biri. Bir robot benim kadar iyi kesemez. Ondan ziyade biraz da kültür tarzından da dolayı. Hani mesela bir robotla muhabbet edemezsin yani. Derdini anlatamazsın. Yani neticede insan elinin bitmeyeceği meslek berberliktir yani,” diyerek mesleğinin insani yönüne dikkat çekiyor.

Nesilden Nesle Aktarılan Miras

Tıpkı kendisinin babasının yolundan gitmesi gibi, şimdi kendi oğlu da aynı yola ilgi duyuyor. “Oğlumda okulu çok tercih etmiyor. Erkek berberi olacağım diyor. Yani okula gidip de şöyle yapayım, bu bölümü seçeyim gibi bir hayali yok.Ben de berber olacağım diyor. O da bu yolda devam ediyor yani.Yaz tatillerinde dükkana geliyor. Ona da yavaş yavaş öğretiyoruz bu işi.”

Gençlerin Meslek Dallarına Yönlendirilmesi Daha Güzel Olmalı

Karabıyık, gençlerin eğer eli yatkınsa meslek okullarına yönelmesi gerektiğini söyledi. “Çünkü şu an Türkiye’de okul konularına çok girmek istemiyorum yani. Evet, yani şu an çok değer gören bir sanat bizim işimizde. Şimdi tabii herkes berber olacak, marangoz olacak diye bir şey yok. Ama üniversitelerde sonra kimse artık şey yapamıyor. Yani getirisi yok kimseye.”Ama meslekte düzgün yaparsan sınırın yok,” diyen Karabıyık, bu durumdan duyduğu memnuniyeti gizlemiyor. Gelecek planları arasında kaliteli bir ekiple şubeleşerek, sadece saç kesmeyi değil, aynı zamanda “esnaflığı, insan ilişkilerini ve iletişimi” öğreterek yeni ustalar yetiştirmek var. Mesleğe yeni başlayacak gençlere ise önemli bir tavsiyesi var: “Bu iş biraz fenomenliğe döndü, ona aldanmasınlar. İçlerinden geliyorsa, yeteneklerine inanıyorlarsa yapsınlar. Unutmasınlar ki, bakarak öğrenilseydi kediler ciğerci olurdu. Bu iş sevince kolay, ama sevmeden yapılacak bir iş değil.”Ahmet Karabıyık, “Sürdürülebilir kaliteyle devam ediyoruz” mottosuyla, babasından aldığı makasın hakkını her gün vermeye ve o koltuğa oturan her bir müşterisinin hayatına sadece yeni bir saç modeliyle değil, samimi bir sohbetle de dokunmaya devam ediyor.

Ahmet Karabıyık, Selimiye Haber’e verdiği özel röportajı ise şu sözlerle noktalıyor.
“Herkesin bir idolü vardır. Benimde babam.”

KAYNAK: BUĞRAHAN KİREKLO

234 Kez Görüntülendi. Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?