logo

EDİRNE’NİN BÜYÜK ALİMİNİN KABRİ KADERİNE TERK EDİLDİ

EDİRNE’NİN BÜYÜK ALİMİNİN KABRİ KADERİNE TERK EDİLDİ

Osmanlı İmparatorluğu’nun yetiştirdiği kıymetli âlimlerden Abdurrahman Hibrî Efendi’nin Edirne Yıldırım Mezarlığı’ndaki ebedi istirahatgâhı, bakımsızlık ve ilgisizlik nedeniyle görenleri derinden üzüyor. Ziyaretçilerin kabre ulaşması için özel olarak inşa edilen merdivenli yol, ne yazık ki çöpler ve insan boyunu aşan otlarla kapanmış durumda. Büyük âlimin mezarı adeta kaderine terk edilmiş bir görüntü sergiliyor.

Tarihi Miras Sahipsiz Kaldı

Edirne, Osmanlı döneminde yetiştirdiği büyük devlet adamları ve ilim insanlarıyla tanınan kadim bir şehir. Bu şehrin yetiştirdiği ilk şehir tarihçisi ve değerli müellif Abdurrahman Hibrî Efendi’nin mezarının bugünkü hali ise bu mirasa yakışmıyor.

1603 veya 1604 yılında Edirne’de dünyaya gelen Hibrî Efendi, medrese hocası Habbazzâde Hasan Efendi’nin oğludur. Eğitimini Edirne ve İstanbul’da tamamlayan, ilmi derinliğiyle tanınan Hibrî Efendi; Emir Kadı Medresesi’nden başlayarak Dimetoka Oruç Paşa, Edirne İbrahim Paşa, Sarâciye, Eminiye, Taşlık, Eski Cami, Üç Şerefeli ve Edirne Dârülhadisi gibi dönemin en prestijli eğitim kurumlarında müderrislik yapmıştır. Son olarak Serez kadılığı görevinde bulunan ve 1676 yılında burada vefat eden Hibrî Efendi, vasiyeti üzerine Edirne Yıldırım semtindeki aile kabristanına defnedilmiştir. Ancak bugün, Osmanlı’nın bu müstesna isminin mezarı, ziyaretçilerini büyük bir ihmalkârlık manzarasıyla karşılıyor.

Ziyaret Yolu Çöplüğe Döndü

Kabristana ulaşımı sağlayan taş merdivenler, kırık dökük basamakları ve etrafını saran yabani otlar nedeniyle neredeyse görünmez hale gelmiş durumda. Plastik şişeler, atık poşetler ve çöplerin olduğu bu alan, hem çevre kirliliği yaratıyor hem de tarihimiz adına hoş olmayan bir tablo ortaya sunuyor.

Ecdada Vefa Borcumuz Var

Hibrî Efendi, yalnızca Edirne’nin değil, tüm Osmanlı ilim dünyasının parlayan yıldızlarından biriydi. Şehrin en önemli medreselerinde dersler vermiş, yüzlerce talebe yetiştirmiş bir ismin hatırası, bugün bakımsız bir mezar taşı ve çöplerle dolu bir yolun gölgesinde unutulmaya yüz tutmuş durumda.

“Geçmişine Sahip Çıkmayan, Geleceğini İnşa Edemez”

Edirne gibi tarihi derinliği olan şehirlerde, geçmişin değerlerini korumak sadece bir belediyecilik görevi değil, aynı zamanda bir vefa borcudur. Abdurrahman Hibrî Efendi’nin mezarının durumu, bu vefanın en acı şekilde sınandığı noktalardan biri olarak dikkat çekiyor.

KAYNAK: BUĞRAHAN KİREKLO

520 Kez Görüntülendi. Etiketler: » »
#

SENDE YORUM YAZ

8+3 = ?