Son Dakika


Edirne Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMMO), 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarılarak gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflere ilişkin düzenleme hakkında Edirne Defterdarlığı önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasını okuyan Edirne SMMMO Başkanı Cüneyt Keskin, vergi sisteminin temel amaçlarından birinin adil, şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir mali yapının tesis edilmesi olduğunu belirtti. Keskin, bu yapının güçlenmesi için basit usule tabi mükelleflerin gerçek usule geçirilmesinin gerekli olduğunun meslek camiası tarafından uzun süredir dile getirildiğini ve bu yönde yapılan çalışmaların Birlik tarafından da desteklendiğini ifade etti.
Gerçek usule geçişin belge düzeni, defter tutma ve beyan sistemini güçlendirdiğini vurgulayan Keskin, mali verilerin sağlıklı ve doğru üretilmesi ile kamu gelirlerinin sürdürülebilirliği açısından bu düzenlemenin önem taşıdığını söyledi.

Keskin, 8 Eylül 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve nüfusu 30 bini geçen ilçelerde, kararnamede belirtilen faaliyetleri yürüten mükelleflerin 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren basit usulden çıkarılarak gerçek usulde vergilendirilmelerinin kararlaştırıldığını hatırlattı.
Ancak 13 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan 586 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile, söz konusu kararname kapsamında gerçek usulde vergilendirilecek mükelleflerin, işletme hesabı esasına göre vergilendirildikleri süre boyunca defterlerinin bağlı oldukları meslek odaları veya birlikler tarafından tutulmasına ve beyannamelerinin bu odalar tarafından gönderilebilmesine izin verilmesinin, daha önce atılan olumlu adımların gerisine düşülmesine neden olduğunu dile getirdi.

Bu düzenlemenin her ne kadar şu aşamada Edirne’deki esnafları ve meslek mensuplarını doğrudan etkilemese de ileride daha olumsuz düzenlemelerin önünü açabilecek nitelikte olduğunu vurgulayan Keskin, hiçbir hukuki ve teknik gerekçeyle açıklanamayacak, kendi içinde çok sayıda belirsizlik barındıran bu yetkilendirmenin amacının anlaşılamadığını söyledi.
Ülkede mevcut ekonomik krizden çıkış için kayıt dışılıkla mücadele ve bütçe disiplininin büyük önem taşıdığını belirten Keskin, birçok mükellefin ağır vergisel yükümlülüklere katlanmak zorunda kaldığı bir dönemde, kayıt dışılığı artırabilecek ve vergi sisteminde gedikler açabilecek bu tür uygulamaların yeterli istişare yapılmadan yürürlüğe sokulmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Muhasebe, finansal raporlama ve beyanname süreçlerinin birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğunu vurgulayan Keskin, muhasebe yapmak, mali tabloları hazırlamak, doğru ve gerçek mali verileri üretmek, denetlemek, raporlamak ve beyanname vermenin mali müşavirlerin işi olduğunu söyledi. Mali müşavirliğin güvence veren, sorumluluk alan ve hesap veren bir meslek olduğunu belirten Keskin, esnaf odaları veya birliklerine muhasebe ve vergi konusunda yetki verilmesinin, yeni kapsama alınan mükelleflerin Mali İdare karşısında denetimsiz bırakılması anlamına geldiğini savundu.

Bu mükellef grubuna ayrıcalık tanınmasının vergide eşitlik ve adalet ilkesine aykırı olduğunu dile getiren Keskin, söz konusu düzenlemenin kayıt dışılığı artıracağını, vergiye gönüllü uyumu azaltacağını ve vergi gelirlerinde düşüşe yol açacağını ifade etti. Bunun da eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerinin yürütülmesinde ve sosyal desteklerde bütçede yeterli kaynak bulunamamasına neden olabileceğini söyledi.
2026 bütçesinin Meclis’te görüşüldüğü bir dönemde yayımlanan bu tebliğin “tam bir garabet” olduğunu belirten Keskin, düzenlemede kamu yararı bulunmadığını ve ülkesini seven her yurttaşın buna karşı durması gerektiğini vurguladı.
Konuşmasının sonunda muhasebe meslek mensuplarının tüm mükelleflerin yanında olduğunu belirten Keskin, siyasi bir etki değerlendirmesi yapılacaksa bu camianın mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Keskin, TÜRMOB, odalar ve 135 bin kişilik meslek camiası adına, vergi sisteminde onarılmaz hasarlar açacak bu düzenlemelerin yürürlükten kaldırılmasını talep ettiklerini ifade ederek, düzenlemenin geri çekilmemesi halinde her türlü hukuki mücadelenin sürdürüleceğini kamuoyuna ilan etti.
KAYNAK: Atakan SAYGILI
BENZER HABERLER