logo

KIRKLARELİ’DE NÜKLEER SANTRAL ALANI TARTIŞMA YARATTI

KIRKLARELİ’DE NÜKLEER SANTRAL ALANI TARTIŞMA YARATTI

Kırklareli’nde yapılması planlanan üçüncü nükleer santralın yeri ortaya çıktı. Daha önce gizli tutulan alanın, Vize ve Demirköy ilçelerine bağlı köylerin yakınında, Poliçe Plajı ile Kumçakıl Sahili arasında ve İğneada Longoz Ormanları’na komşu bölgede bulunduğu belirlendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bir süre önce Çin ile müzakere yürüttüğünü açıkladığı proje, Istrancaların en bakir noktalarından birine kurulmak isteniyor. Trakya’daki sahanın “mutlak korunması gereken doğal alan” statüsünde olması nedeniyle, çevre örgütleri ve hukukçular projenin durdurulması çağrısını yineledi.

Kırklareli’nde yapılması planlanan üçüncü nükleer santralın yeri ortaya çıktı. Daha önce gizli tutulan alanın, Vize ve Demirköy ilçelerine bağlı köylerin yakınında, Poliçe Plajı ile Kumçakıl Sahili arasında ve İğneada Longoz Ormanları’na komşu bölgede bulunduğu belirlendi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının bir süre önce Çin ile müzakere yürüttüğünü açıkladığı proje, Istrancaların en bakir noktalarından birine kurulmak isteniyor. Bali Rüzgâr Elektrik Üretim A.Ş.’nin bölgede kurmak istediği 93,6 MW’lık rüzgâr santralı, nükleer santral sahasıyla çakıştığı gerekçesiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından reddedildi. Revize başvurusu da uygun bulunmayınca nükleer santralın yeri fiilen doğrulanmış oldu. Bölge İstanbul’a 140, Kırklareli’ne 90, Tekirdağ’a ise 120 kilometre uzaklıkta.

Uzun süredir İğneada’da yapılacağı konuşulan nükleer santralın, Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen altında kalan ormanlık ve tarım alanlarında inşa edilmesi planlanıyor. Bölge, Istrancaların “kalbi” olarak görülürken, yapılaşmadan en az etkilenmiş doğal alanlardan biri olarak biliniyor.

‘İçme suyu ve orman alanı korunması gereken bölgeler’

Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi Av. Bülent Kaçar, alanın çevre düzeni planlarında “orman alanı”, “tarım arazisi” ve “İçme ve Kullanma Suyu Mutlak Koruma Alanı” olarak tanımlandığını belirterek şu uyarıyı yaptı:

“Bu bölgede nükleer santral çalışması yürütülemez. Trakya’ya kömürlü termik santral bile kurulamayacağına ilişkin Danıştay kararları varken, nükleer santral hukuka tamamen aykırıdır. Ormanların korunması devlet görevidir. Anayasa’ya aykırı bir uygulamadır.”

Kırklareli Doğa ve Kültür Derneği Başkanı Göksal Çidem ise bölgenin benzersiz ekolojik yapısına dikkat çekerek, “Istrancalar son buzul çağından etkilenmediği için büyük bir biyoçeşitlilik barındırıyor. Bu alan İstanbul’un hava ve su kaynağı. Deniz çayırları, endemik türler ve turizm değerleri yok olacak” dedi.

Nükleer tesislerin çevreye verebileceği olası zararlar

Bölgede yükselen tepkilerin temelinde, nükleer santralın yaratabileceği çevresel riskler öne çıkıyor. Uzmanlara göre nükleer tesisler:

  • Radyoaktif sızıntı riski nedeniyle çevredeki canlı yaşamını uzun yıllar etkileyebiliyor.
  • Atık yönetimi sorunları nedeniyle bölgedeki toprak, yeraltı suyu ve yüzey sularında kalıcı kirlenmeye yol açabiliyor.
  • Ekosistem tahribatı, özellikle orman ve su kaynaklarının bulunduğu hassas bölgelerde geri dönüşü olmayan habitat kayıplarına neden olabiliyor.
  • Soğutma suyu ihtiyacı, deniz ekosistemlerinde ısı değişimi ve canlı kayıplarına yol açabiliyor.
  • Doğal afet riskleri, deprem veya heyelan gibi durumlarda güvenlik tehdidini artırıyor.

Trakya’daki sahanın “mutlak korunması gereken doğal alan” statüsünde olması nedeniyle, çevre örgütleri ve hukukçular projenin durdurulması çağrısını yineledi.

KAYNAK: Haber Merkezi

272 Kez Görüntülendi. Etiketler: » » »
#

SENDE YORUM YAZ

8+10 = ?